Ara
  • Mehmet Ekicier

Emekli Maaşına Banka Tarafından Bloke Konulamaz.

Yargıtay son kararında milyonlarca emekliyi ilgilendiren bir karara imza attı. Kararda emekli maaşını teminat göstererek kredi kullanmış emeklilerin kredi ödemeleri geciktiği takdirde bankanın bloke ve kesinti yapma hakkının olmadığı yönünde tespitler yapıldı.

Bugüne kadar bankalar tarafından emeklilere kullandırılan kredilerde, kredinin teminatı olarak emekli maaşı gösterilmekteydi, kredi kullanan emekliler emekli maaşına bloke konulmasına kredi sözleşmesi esnasında peşinen rıza göstermekte, bu nedenle kredi ödemeleri geciktiği takdirde hiçbir işleme gerek kalmadan banka tarafından doğrudan bloke ve kesinti yapılmaktaydı. Bankalar ise kredi borçlarını maaştan kesinti yaparak tahsil etme yoluna gittiler.

Yargıtay’ın güncel kararıyla bu dönem artık geride kaldı, karara göre nafaka ve vergi borçları dışında emekli maaşından kesinti yapılamayacağına vurgu yapıldı ve bankalar bundan sonra emekli maaşından kesinti ve bloke yapamayacağı gibi bugüne kadar emekli vatandaştan yaptığı milyarlarca liralık kesintileri de iade etmek zorunda kalacağı bir kararla karşı karşıya kaldı.

Yargıtay’ın son kararı ile kullanacakları kredilerde banka kredi sözleşmesinin içerisinde veya sözleşme eklerinde maaşlarından kesinti ve bloke uygulanmasına rıza gösterse dahi yapılan kesintilerin yasal olmaması nedeniyle iptal edilmesi ve bugüne kadar yapılan maaş kesintilerini bankadan geri alması mümkün hale geldi.

Emekli vatandaşlar bankanın koymuş olduğu blokenin kaldırılması ve kesintilerin iadesi için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurma hakkına sahiptir. Toplam kesinti miktarının 11.330TL’yi geçmesi halinde ise doğrudan Tüketici Mahkemesinde dava açarak, blokenin iptal edilmesini ve bugüne kadar yapılan kesintilerin faizi ile iade edilmesini talep edebilecektir.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 93- Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.

İcra ve İflas Kanunu Madde 82 – Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

  • Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,

  • Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,

  • Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malullerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,

  • Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

  • Borçlunun haline münasip evi,

  • Öğrenci bursları.

Emsal Karar

T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/13-1980 Karar No: 2021/829 Karar Tarihi: 24.06.2021 ÖZET:

…. 18. Kanun’un “Önceden yapılan anlaşmalar” başlıklı 83/a maddesi hükmüne göre ise “82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.” Önceden feragatin geçersizliğinin nedeni, borçlunun hacizden önceki bir dönemde böyle bir anlaşmanın sonuçlarını ve hacze gelindiğinde kendisine yükleyeceği yükün ağırlığını tahmin edemeyeceğinin varsayılmasıdır. Bu halde, borçluyu bizzat kendisine karşı koruma gereği vardır (Kılıçoğlu, E.: İcra Sözleşmeleri, İstanbul 2005, s. 130). 19. Bu maddeyle, borçlu ile alacaklının hacizden önceki dönemde aslında haczedilmemesi gereken mal veya hakkın haczedilebileceği konusunda yaptıkları sözleşmelerin geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Anılan düzenleme sadece icra takibinin kesinleşmesi sonrası bu yönde yapılan sözleşmeleri değil, icra takibi yapılmadığı durumlarda da sözleşmelere borçlunun haczi mümkün olmayan mal veya haklarına bloke konulması ve kesinti yapılması sonucunu doğuran muvafakatlerin de geçersiz olacağına ilişkin emredici bir hüküm niteliğindedir. … 26. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı Kurum emeklisi, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığı sırada banka nezdinde aldığı emekli maaşından takas ve virman suretiyle tahsilat yapılmasına muvafakat etmiş, kredi taksitleri bir süre sorunsuz ödenmiş ancak davacı daha sonra ödeme güçlüğüne düşmüş, kredi taksitlerini ödeyememiştir. Banka sözleşmedeki bu düzenlemeden hareketle emekli maaşının dörtte birine bloke koyarak kredi borcuna mahsup etmiştir. Ne var ki İİK’nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragat geçersiz olup henüz hakkında herhangi bir icra takibi başlatılıp maaşından haciz suretiyle borcun ödenmesine izin verildiği yönünde davacının iradesinin açıkça ortaya konulduğundan da bahsedilemeyeceğinden kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakat da geçerli sayılmaz. Direnme kararındaki bu yöne ilişkin kabul bu nedenle haklı ve yerindedir.

… 29. Sonuç olarak usul ve yasaya uygun direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Geçici Madde 3” hükmü gereği uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.06.2021 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Bu konu hakkında profesyonel destek almak için lütfen iletişime geçiniz.

4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör